Saat 17:50 civarı,

Son model İstanbulkartımla bekliyorum durakta. Sakallı gözleri pörtlek biraz esmer doğru düzgün konuşmayan ama gözlerinden ruhuna kadar okuduğum, bir canlıya merhamet dahi etmeden öldürebilecek bir dilenciye patlıyordum, hatta az bişi patladım da :/ Kulağımda kulaklık var duymuyorum birşey, birşey soracak sandım çıkardım, para istiyor.
Dedim ki sinirli bir şekilde:
Dilenme, şurdan bir dükkana gir yapabileceğin bir iş var mı sor, yap, paranı öyle kazan
Dedim, istemsiz şekilde döküldü kelimeler birdenbire, tamam abi dedi gitti :/
Kesin bu arkadaşlarını toplar yolumu keserler. Ne için? Böyle dedim diye. Ahanda buraya yazdım, eğer o mühitte başıma birşey gelirse, ordaki tüm dilenciler sorumludur. Alayının temizlenmesini istiyorum.

İlla sahte insancıkları kendimden uzak tutmak için, boynuma yazı mı takmalıyım ” Dikkat delidir” diye. Ya da ” Fakir lan o uzak dur ondan” diye.

Allah versin, sizleri o yarattı. Ben Allah değilim insanım insan… Sadece dilenci olsa neyse. Nerede psikopat var bana denk geliyor, ne bekliyorsunuz benden anlamadım ki… Bi düşün yakamdan be… İnsanların soyu mu tükendi nerede bunlar????

Zaman her şeyin ilacı mıdır?

Zaman, zaman her şeyin ilacı derler ya, aslında zamanı ilaç yapan içinizdeki kendi benliğinizdir, kendi özünüzdür. Uzun zaman oldu kendimi unutalı ve hatırlamaya da çalışmamıştım hiç. Değişmeye başladım, aslında bana göre değişmiyorum, kendi özüme dönmeye başladım. Etrafımda benim bu durumumu gören, bendeki farklılıkları gören insanların düşüncelerini dahi görebiliyorum. Şuna bak dediklerini duyar gibiyim. Kendini ne sanıyor ya da bu çocuğa ne olmuş böyle diye sesleri. Aslında bana olan hiçbir şey yok. Hala aynı benim, sadece müziğin ritmine uyuyorum. Yerimde olmak isteyen belki olabilir, suçlayamam. Nedense çoğu insan kendinden çok başkasının yerinde olmak ister. Elbette ben de istedim böyle şeyler. Ama artık istemiyorum. Alıştım içimdeki cehenneme… Konuşmadığımdan hep şikayetçi olurlardı. Soruyorum size içimdeki cehennemden ne anlatabilirim ki size ☺️☺️

Bir Gün Daha Bitti

Duvara bir çizgi daha atma zamanı geldi. Bir günü daha bitirdik. Alıştık artık be insanlara. Biraz daha gayret edip konuşmayı düzeltebilir isek daha eğlenceli olacak ama ne konuşacağım, kimse ile konuşmak istemiyorum ki. Daha doğrusu ne konuşacağım?

– N’aber?

– İyi senden n’aber?

– Eh işte idare ediyoz.

Bitti başka ne denir?

Aman boş ver be pöf iyi böyle :/

 

2006 yılından bu yana, 10 yıllık iç çatışmalarımı yenmem, kontrol altına almam ve kendimi daha iyi düzeltmem için, bir kaç kişiye yaşattığım psikolojik durumlar için özür dilerim. Tepkilerinizi görmem ne yapmam gerektiğini öğretti bana. Kendinize iyi bakın, hayatınızda  başarılar dilerim.

Erkan